Preeklampsi
Nedir?
Preeklampsi, hamilelik döneminde adını sıkça
duyduğumuz ve korktuğumuz istenmeyen bir durumdur. Peki, Nedir Preeklampsi?
Hakkında tam olarak neler biliyoruz?
Preeklampsi; hamileyken tansiyonun fazla yükselmesi
durumudur. Bu durum da idrarda fazla proteine ve gebelerde aşırı ödeme neden
olur. Yüksek tansiyon sorunu daha önce de olan hamilelerde, Preeklampsi yani
gebelik zehirlenmesi, gelişecek diye bir durum yoktur ancak özellikle 20.
Haftadan sonra aniden ortaya çıkan yüksek tansiyon ciddiye alınmalı ve
Preeklampsi olup olmadığı netleşmelidir.
Preeklampsi
Riski Taşıyan Durumlar Nelerdir?
18 yaşından küçük 35 yaşından büyük anne
adayları.
İkiz ve daha fazla bebeğe gebe olmak.
Daha önceden yüksek tansiyon hastası
olmak.
Kronik böbrek hastası olmak.
Şeker testi yüksek çıkması.
Otoimmün hastalığına sahip olmak.
Obez olmak.
Dört ve daha fazla sayıda doğum yapmış
olmak.
İki hamilelik arasında 10 yıldan fazla
zaman olması
İkinci bebeğin babasının başka biri
olması
Preeklampsi Belirtileri Nelerdir?
Preeklampsi Belirtileri Nelerdir?
Sadece yüksek tansiyon ve aşırı ödemin
preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi var demeye yeterli olmadığı bir gerçek.
Daha fazla belirtinin mevcut olduğu durumlarda, hamilede preeklampsi vardır
denilebilir. Peki, nedir preeklampsi belirtileri?
-
Hamilenin fazla yemek
yemediği halde aşırı ve ani olarak kilo alması.
-
Mide ve yemek borusunda
rahatsız edici bir acıma hissi.
-
Ellerde ve yüzde normalin
üzerinde oluşan şişkinlik.
-
Halsizlik ve unutkanlık.
-
Karın ağrısı.
-
Bebek hareketlerinde
azalma.
-
Görmede zorluk
-
Karaciğer bölgesinde ağrı
-
Sık görülen bulantı ve
kusma
-
İdrar miktarında azalma
-
Baş ağrısı
-
Reflekslerde artış
-
Büyük 14 küçük 8 in
üzerinde tansiyon değerleri.
-
Yüksek tansiyona bağlı
şikayetler
-
Şiddetli mide ağrısı
-
Taşikardi nöbetleri
-
Karnın üst bölgesinde ağrı
Preeklampsi
Nedenleri Nelerdir?
Bu rahatsız edici ve hamilelik
döneminin korkulu rüyası preeklampsi hastalığı neden olur?
Tam emin olunmamakla birlikte bu
hastalığın genetik bir geçmişi olduğu düşünülmektedir. Eğer anne ya da babaya
hamilelik döneminde preeklampsi geçirildiyse, doğacak bebekte de bu durumun
olması büyük ihtimaldir.
Diş etlerinde sorun yaşayan
kadınların, hamile kaldıktan sonra preeklampsiye yakalanma oranlarının, diş
etinde sorun yaşamayanlardan daha fazla olduğu bilinmektedir.
Her hamilelik önce vücudun, fetüsü
yabancı bir varlık olarak görmesi ve ondan kurtulmak istemesiyle başlar.
İlerleyen dönemlerde vücut bebeği kendi parçası olarak kabul eder ve hamilelik
sorunsuz şekilde sürer. Preeklampsi hastalığının bir nedeni de vücudun bebeği
bir türlü kabullenememesi, onu yabancı bir varlık olarak algıladığı için ondan
kurtulmak istemesidir.
Preeklampsi
Gebelik Zehirlenmesi Nasıl Tedavi Edilir?
Öncelikle gebelik zehirlenmesi riski
altındaki hamilelere yatak istirahatı önerilir. Aktiviteleri kısıtlanır ancak
hı sürekli yiyip içip yatmak anlamına da gelmemektedir. Tuzu azaltarak sağlıklı
ve düzenli beslenmesi gereken hamileler, düzenli egzersiz ya da uygun tempoda
yürüyüş yapmalıdırlar. C ve E vitamini takviyesi ile Grekli görüldüğü hallerde
aspirin takviyesi yapılmalıdır. Doktor kontrollerinin aksatılmaması da
preeklampsiden korunmak için bir etkendir. Risk ne kadar erken fark edilirse, önlem
de o kadar erken alınacaktır.
Preeklampsi riski altında olan bir hamile, gün
içinde en az üç kere tansiyonunu ölçüp not almalıdır. Ayrıca bedeninde ve bebek
hareketlerinde bir değişiklik seziyorsa, durumu hemen doktoru ile
paylaşmalıdır.
Doktor ilk olarak yatak istirahatı
önerecektir, bunun sebebi yatar pozisyonda böbreklerin daha iyi çalışması ve
idrar miktarının artmasıdır. Ayrıca rahme giden kan miktarı da artmakta ve
beslenmekte zorluk çeken fetüs için de daha rahat bir ortam oluşmaktadır. Yatak
istirahatı ve doktorun önerdiği ilaç kullanımına rağmen Preeklampsi sorunu
devam ediyor, azalmıyor aksine artıyorsa hastanede yatarak gözlem altında
tutulmak gerekebilir. Bu süre birkaç gün, birkaç hafta hatta doğuma kadar
olabilir. Preeklampsinin tam tedavisi doğum, yani bebeğin bedenden çıkmasıdır.
Böylece bebeği yabancı bir varlık olarak algılayan vücut normale dönecektir.
İleri derecede preeklampsi görülen
gebelerde erken doğum kaçınılmazdır. Doktor 34. Haftada bebeği sezaryenle ile
alacaktır. Daha erken doğum durumları da görülebilir ve ne yazık ki buna bağlı
olarak bebekler kaybedilebilinir. Unutulmamalıdır ki preeklampsi ciddi bir
sorundur ve sadece bebeğin değil annenin de hayatını tehlikeye atmaktadır.
Erken doğuma alınan hastalar, sezaryen yöntemi ile doğum yapar, bebek kuvöze
konularak yaşamsal fonksiyonları korunmaya çalışılır.
Preeklampsi ne kadar can sıkıcı bir
durum olsa da gebelerin %97’si sağlıklı bir şekilde bebeklerine
kavuşmaktadırlar.


Yorumlar
Yorum Gönder