Tüm bu hikaye nasıl başladı? Hamile kalarak elbette, asıl mesele, asıl zor kısım, uzun yolculuğun ilk ve en dik yokuşuydu hamile kalmak. Hamile kalamayanlara, biraz zorlanarak kalmış biri olarak önerilerim, yaşadıklarımdan örnekler aktaracağım. Her ay döngüsünde acaba bu kez hamile miyim? Sorusu döner durur aklınızda ve en kötüsü de umutla yaptığınız gebelik testlerinde bir türlü çift çizgiyi görememektir. Size bir sır vereyim mi? O çift çizgi asla beklediğiniz zaman görünmez. Hayatınızı programlayıp, tam da şu sıralarda hamile kalırsam uygun dersiniz ama hayat, o programa uymaz. Hayatın kendi kuralları ve kendi planları vardır ve elbette miniğinizin de gelmek için beklediği kendine ait zamanı var.
Etrafınızdakilerin çocuk düşünmüyor musun? Ne zaman yapacaksın? Olmuyor mu? Tüp bebek denedin mi, ya aşılama? sorularından bıktınız, bunaldınız artık olsun da şunlar sussun, siz de bebeğinize kavuşun istiyorsunuz. Bazen bir telaş, büyük bir endişe alevi kaplıyor içinizi ve soruyor ya hiç anne olamazsam? Geç mi kaldım? Hamile kalamayacak mıyım? Bunu hamilelik planlayan ve planladığı zaman gerçekleşmeyen her kadın yaşar. Hamilelik, hayattaki diğer beklentiler gibi, beklendiği zaman gelmez. Öncelikle etraftaki seslere kulağınızı kapatın, elbette doktorunuz hariç. Şu baldan ye, içine çörek otu da koy, civan perçemi, aslan pençesi iç, bizim bir tanıdık var bir fitil hazırlıyor o ay hamile kalıyorsun, eşin de sen de keçi boynuzu pekmezi için... Bu öneriler bitmez, sonunda kilo aldığınızla ya da bir şeyi yapayım derken başka bir şeyi bozduğunuzla kalırsınız. Sakin olun, zamanı geldiğinde siz de anne olacaksınız; buna inancınızı asla kaybetmeyin ama kendinizi bu şekilde paralamayı da bırakın. Psikolojiniz gerildikçe bebeğiniz de sizden uzaklaşır. Doktorun önerisini uygulayın, denemeye devam edin, stressiz yaşayın, bence çok önemli sigaradan uzak durun. En önemlisi de bir işle ya da hobiyle aklınızı meşgul edin. Başka hedefler belirkeyin kendinize, bunlar için uğraşın. Bebek, siz onu beklemeyi bıraktığınızda ya da kafayı tamamen ona yoğunlaştırmayıp, başka şeylerle ilgilendiğinizde gelecek; güvenin bana biliyorum, benim de öyle oldu...
Etrafınızdakilerin çocuk düşünmüyor musun? Ne zaman yapacaksın? Olmuyor mu? Tüp bebek denedin mi, ya aşılama? sorularından bıktınız, bunaldınız artık olsun da şunlar sussun, siz de bebeğinize kavuşun istiyorsunuz. Bazen bir telaş, büyük bir endişe alevi kaplıyor içinizi ve soruyor ya hiç anne olamazsam? Geç mi kaldım? Hamile kalamayacak mıyım? Bunu hamilelik planlayan ve planladığı zaman gerçekleşmeyen her kadın yaşar. Hamilelik, hayattaki diğer beklentiler gibi, beklendiği zaman gelmez. Öncelikle etraftaki seslere kulağınızı kapatın, elbette doktorunuz hariç. Şu baldan ye, içine çörek otu da koy, civan perçemi, aslan pençesi iç, bizim bir tanıdık var bir fitil hazırlıyor o ay hamile kalıyorsun, eşin de sen de keçi boynuzu pekmezi için... Bu öneriler bitmez, sonunda kilo aldığınızla ya da bir şeyi yapayım derken başka bir şeyi bozduğunuzla kalırsınız. Sakin olun, zamanı geldiğinde siz de anne olacaksınız; buna inancınızı asla kaybetmeyin ama kendinizi bu şekilde paralamayı da bırakın. Psikolojiniz gerildikçe bebeğiniz de sizden uzaklaşır. Doktorun önerisini uygulayın, denemeye devam edin, stressiz yaşayın, bence çok önemli sigaradan uzak durun. En önemlisi de bir işle ya da hobiyle aklınızı meşgul edin. Başka hedefler belirkeyin kendinize, bunlar için uğraşın. Bebek, siz onu beklemeyi bıraktığınızda ya da kafayı tamamen ona yoğunlaştırmayıp, başka şeylerle ilgilendiğinizde gelecek; güvenin bana biliyorum, benim de öyle oldu...

Yorumlar
Yorum Gönder