Ana içeriğe atla

Düşük Nedenleri ve Korunma Yöntemleri

 Düşük... Yaşayanın bileceği, kimsenin yaşamak istemeyeceği ağır bir travma, büyük bir kayıp. Ne yazık ki her 4 hamilelikten 1i düşükle sonuçlanıyor. Hamileliğin ilk 20 haftasındaki bebek ölümüne düşük adı verilir, bunu okuyan çoğu kadının düşük geçirdiğini, çoğu hamilenin de düşük yaşamaktan korktuğunu biliyorum. Düşükten korunmak için doktor kontrollerinizi aksatmayın ve hep olumlu düşünmeye çalışın. İşte düşüğe sebep olan bazı durumlar:

Düşük Nedenleri:

İlk üç ay içinde sık ve sert cinsel ilişki, cinsel ilişki

-İlk üç ay içinde hamile bayanların cinsel ilişkiye girememeleri, düşükten korunmak için çok önemlidir. Bu konuda doktorunuz sizi uyarmayabilir çünkü doktor görüşleri de bu konuda ikiye ayrılıyor. Bazıları hamileler cinsel ilişkiye girebilir, belirli bir sorun yoksa sakınca da yoktur diyor, bazıları da ilk üç ay hatta tüm hamilelik boyunca cinsel ilişkiyi yasaklıyor. ben kendi adıma neden risk alasınız dokuz ayda yapmayıverin diyorum, karar sizin mutlaka bu konuda doktorunuza danışın.
- Kahverengi Akıntı
Direk ölarak düşük tehlikesi demek olup, istirahat etmeli ve stresten uzak durmalısınız demek. Aman kahverengi akıntıları hafife almayın.
-Ağır kaldırmak
-Aşırı stres ve üzüntü
- Ani ve yanlış hareketler
Birden ileriye, yukarıya uzanmak, zıplamak, düşmek gibi.
-Büyük bir korku yaşamak

 Düşükten Korunma Yöntemleri

Bana bir doktor düşecek olan çocuk düşer, düşmeyecek olan da anneye tır çarpsa yine düşmez demişti. Siz elbette dikkat edin ama bir yerde de her şey olacağına varıyor. düşükten korunmak için dokuz ay boyunca sosyal ama steril bir hayat yaşamalısınız. Stres, kavga gürülti, olumsuz durumlar, düşünceler, ortamlar yasak. Sigara ve alkol tabii ki yasak. Cinsel ilişki ilk üç ay kesin yasak, sonrası doktor izniyle mümkün, akıntı ve kanama sorunu varsa hemen doktor kontrolü, yatak istirahati ve muhtemelen progestan kullanımı, asla çocuğumu kaybedeceğim gibi olumsuz düşüncelere kapılmıyoruz ama olabilecek her duruma da hazırlıklı olup, yıkılmıyoruz. unutmayın düşük olağan bir durum ve sonraki sağlıklı bebeğin habercisi. Düşüğin ayağı içerdedir diye bir söz vardır halk arasında bu, düşükten sonra yaklaşık bir yıl içinde düşük yapan kadının sağlıklı bir bebeğe hamile kalacağını anlatmaktadır. Yapılan istetistiklere göre de düşük yağan kadınlar yaklaşık bir yıl sonra sağlıklı bir gebelik geçirmiş ve bebeklerine kavuşmuşlardır.

Mutlu ve sağlıklı bir hamilelik dilerim....

Soru ve istediğiniz konu bildirimi için: ebruerdemm@gmail.com instagram: @ebruanneoldu

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gebelik Testinde Silik Çift Çizgi Ne Anlama Gelir?

Hamile miyim, değil miyim? Belki de hayatınızdaki en heyecanlı sorunun cevabını almak için yapılan kolay testlerden biridir evde uygulanan gebelik testleri. Üzerine damlatılacak idrar ile birkaç  saniyede gebe olup olmadığınızı anlarsınız. Gebelik testinde, tek çizgi hamile değil, çift çizgi hamile anlamına gelmektedir. Peki ya ikinci çizgi silikse? Bu durum çoğu bayanın başına gelmiştir. Öncelikle gebelik testinde ikinci çizgi silik olarak bile çıksa bu sizin hamile olduğunuzu gösterir. Eğer gebelik testi aletinde bir sıkıntı yoksa, silik çift çizgi de pozitif sonuç olarak değerlendirilir ve bir süre sonra test tekrarlanır. Gebelik Testinde Silik İkinci Çizgi lİle Karşılaştıysanız Yapmanız Gerekenler -Testi Tekrarlayın Bir gebelik testi daha yapın ve onda da silik bir çizgi ile karşılaşırsanız fazla zman kaybetmeden kanda beta hcg testi yaptırın. Bu test ile gebeliğin var olup olmadığı kesinleşecektir. -Erken Gebelik Testlerinden Deneyin Eczanelerde ultra early olarak ...

Nasıl Hamile Kalırım?

 Tüm bu hikaye nasıl başladı? Hamile kalarak elbette, asıl mesele, asıl zor kısım, uzun yolculuğun ilk ve en dik yokuşuydu hamile kalmak. Hamile kalamayanlara, biraz zorlanarak kalmış biri olarak önerilerim, yaşadıklarımdan örnekler aktaracağım. Her ay döngüsünde acaba bu kez hamile miyim? Sorusu döner durur aklınızda ve en kötüsü de umutla yaptığınız gebelik testlerinde bir türlü çift çizgiyi görememektir. Size bir sır vereyim mi? O çift çizgi asla beklediğiniz zaman görünmez. Hayatınızı programlayıp, tam da şu sıralarda hamile kalırsam uygun dersiniz ama hayat, o programa uymaz. Hayatın kendi kuralları ve kendi planları vardır ve elbette miniğinizin de gelmek için beklediği kendine ait zamanı var. Etrafınızdakilerin çocuk düşünmüyor musun? Ne zaman yapacaksın? Olmuyor mu? Tüp bebek denedin mi, ya aşılama? sorularından bıktınız, bunaldınız artık olsun da şunlar sussun, siz de bebeğinize kavuşun istiyorsunuz. Bazen bir telaş, büyük bir endişe alevi kaplıyor içinizi ve soruyor ...

O Gelince

 Kendinize ait bir hayatınız vardı. Hedefleriniz, hayalleriniz, sosyal hayatınız... Sabah kalktığınızda ne yapacağınıza siz karar veriyordunuz, nereye gideceğinize, ne giyeceğinize. Saçlarınız, makyajınız, giysileriniz, arkadaşlarınız, kariyeriniz hep sizin elinizdeydi. Belki de biraz bencilce yaşıyordunuz hayatı, sadece kendinize odaklıydınız, olsun bu o kadar da kötü bir şey değildi. Sonra  o geldi. Yeni bir hayat başladı, artık hayatınızın kontrolü elinizde değildi ama başka birinin elindeydi. Minicik avucunda size ait çok önemli bir şeyi tutuyordu; kalbinizi.. O gelmişti, her şey anlamını yitirmiş ve size boş görünmeye başlamıştı. O, her şeyden, herkesten daha önemliydi. Hayatınıza tabii ki devam ettiniz ama odak noktası bebeğinizdi. Kendinizle eskisi gibi ilgilenemediniz, buna çok da aldırmadınız. Uykusuz kaldınız, kilo aldınız, işinizi aksattınız ama kimin umurunda artık siz dünyanın en mutlu insanısınız. "O gelince" hayatınız değişti ve çok daha güzel bir hal aldı...